Hava Durumu

Başkan Erdoğan’ın AK Parti ve Kadrolarıyla İmtihanı

Yazının Giriş Tarihi: 27.10.2026 12:19
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.10.2026 12:19

Siyasette bir liderin en zor mücadelesi her zaman karşısındaki rakiple olmaz. Bazen asıl mücadele, yıllar içinde kendi etrafında oluşan yapıyla ve o yapının taşıdığı kadrolarla verilir.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün karşı karşıya olduğu tablo da biraz böyle.
Son dönemde kamuoyunun gündeminden düşmeyen fon soruşturması, yalnızca finans dünyasını ilgilendiren bir mesele olmaktan çıktı. Ortaya atılan iddialar, soruşturma kapsamında adı geçen isimler ve yaşanan tartışmalar, siyasetin ve kamu yönetiminin uzun süredir konuşması gereken bir soruyu yeniden gündeme taşıdı:
Devletin ve siyasetin imkânlarına yakın olmak, bazı kişiler için ayrıcalığa mı dönüştü?
Bu sorunun cevabını verecek olan yer mahkemelerdir. Hakkında iddia ortaya atılan herkes için masumiyet karinesi geçerlidir. Bir kişinin adının soruşturmada geçmesi, suçunun kesinleştiği anlamına gelmez.
Ancak yargı sürecinin devam ediyor olması, siyasi ve idari sorumluluğun tartışılmasına engel değil. Tam tersine, kamuoyunun en çok ihtiyaç duyduğu şey, olup bitenin bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulmasıdır.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun 17 Eylül’de bazı yatırım fonları hakkında tasfiye kararı almasının ardından başlayan tartışmalar büyüdü. Soruşturmada gözaltılar ve tutuklamalar yaşanırken, kamuoyunun yakından tanıdığı siyasi isimler de sürecin gündemine girdi.
Başkan Erdoğan ise fon soruşturmasıyla ilgili sorumluluğu bulunanların hesabının sorulacağını söyledi.
Toplum şimdi bu sözün karşılığını görmek istiyor.
Çünkü vatandaşın zihnindeki soru yalnızca “Kim ne kadar kazandı?” değil. Bu işlemler nasıl yapıldı? Denetim mekanizmaları zamanında çalıştı mı? Herkes aynı bilgiye, aynı imkâna ve aynı şartlara mı sahipti? Bir ihmal varsa kim sorumluluk üstlenecek?
Bu sorulara açık ve ikna edici cevaplar verilmediği sürece, yapılacak her siyasi açıklama eksik kalacaktır.
Bir yanda birikimini korumaya çalışan, ekonomik şartlar karşısında her ay hesabını yeniden yapmak zorunda kalan insanlar var. Diğer yanda ise büyüklüğü ve nasıl oluştuğu tartışılan kazançlar konuşuluyor. Böyle bir tabloda toplumun adalet duygusunun zedelenmemesi için yalnızca soruşturma açılması değil, sürecin güven verecek şekilde yürütülmesi de gerekiyor.
Hukuk herkese aynı mesafede durmalı.
Bir kişinin görevi, geçmişte üstlendiği makam, siyasi bağlantıları ya da kimlerle yakın olduğu, hakkındaki iddiaların araştırılmasına engel olmamalı. Aynı şekilde, hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunmayan hiç kimse de peşinen suçlu ilan edilmemeli.
Başkan Erdoğan açısından bu sürecin bir başka anlamı daha var.
AK Parti, kuruluş yıllarında toplumun önemli bir bölümünde temiz siyaset, adalet ve ayrıcalıklarla mücadele beklentisi oluşturdu. Partiye yıllarca destek veren seçmenin de bu beklentiyi terk ettiğini düşünmüyorum. Aksine, bugün yaşananlar karşısında en büyük hayal kırıklığını hissedenlerin arasında, o değerlere inanarak bu harekete destek verenler de olabilir.
Bir siysi hareketi ayakta tutan şey yalnızca seçim başarısı değildir. Kendisine inanan insanların güvenini koruyabilmesidir. Güven kaybedildiğinde, onu yeniden kazanmak seçim kampanyalarında kurulan cümlelerden çok daha fazlasını gerektirir.
Burada mesele birkaç ismin görevden ayrılmasıyla da sınırlı değil. Asıl mesele, bu tür iddiaların ortaya çıkmasına imkân veren ilişkilerin, denetim eksikliklerinin ve yönetim anlayışının sorgulanmasıdır.
Eğer bir yerde yanlış yapılmışsa, “Bizden biri yapmaz” anlayışıyla hareket edilmemeli. Eğer bir kurum görevini yerine getirmemişse, sorumluluk başka bir kuruma bırakılarak konu geçiştirilmemeli. Ve eğer vatandaşın güveni zarar görmüşse, bunun sadece iletişim çalışmalarıyla onarılabileceği düşünülmemeli.
AK Parti içinde yıllardır samimiyetle çalışan, bulunduğu yerde vatandaşın derdini dinleyen, partisine ve ülkesine hizmet etmeye gayret eden çok sayıda insan var. Fakat onların emeği de hakkında ciddi iddialar bulunan konuların üzeri örtülerek korunamaz.
Tam tersine, bu emek ancak yanlışlarla araya açık bir mesafe konulduğunda değerini korur.
Elbette fon soruşturmasının sonucu henüz bilinmiyor. Kimin ne yaptığına, ortada suç olup olmadığına ve varsa sorumluların kim olduğuna yargı karar verecek. Fakat siyasi iradenin bugünden ortaya koyması gereken tutum bellidir: Hiç kimseye ayrıcalık tanımadan, kurumların bağımsız ve şeffaf biçimde görev yapmasını sağlamak.
Başkan Erdoğan’ın AK Parti ve kadrolarıyla imtihanı da burada başlıyor.
Mesele yalnızca karşısındaki siyasi rakiplere cevap vermek değil; kendi partisinin ve yıllardır yönettiği sistemin içinde ortaya çıkan sorularla yüzleşebilmek. Gerektiğinde en yakındaki isme de aynı mesafede durabilmek. Ve kamuoyuna verilen “hesap sorulacak” sözünün, isme ve makama göre değişmediğini göstermek.
Çünkü vatandaş artık sözleri değil, sözlerin ardından ne yapıldığını takip ediyor.
Ve bu ülkede adalet duygusunu yeniden güçlendirecek olan şey, kimin güçlü olduğuna bakmadan gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.