Kimsenin size karışmamasını istemekte de özgürsünüz.
Peki ya bir an durup şunu düşündünüz mü?
Özgürlük gerçekten her istediğini yapmak mıdır?
Yoksa her istediğini yapabilecek güce sahipken, doğru olanı seçebilmek midir?
Bugün “Beden benim, karar benim.” diyoruz. Peki bedenimizi bize emanet edenin de bir sözü olabileceğini hiç düşündük mü?
Çağ değişiyor. Moda değişiyor. İnsanların beğenileri değişiyor. Ama değişmeyen bazı değerler de var. Hayâ gibi… Edep gibi… İffet gibi…
Ne gariptir ki, artık örtünmek değil görünmek konuşuluyor. Beğenilmek, değer görmekle karıştırılıyor. Alkış almak, saygınlık sanılıyor.
Resûlullah (sav), asırlar önce “giyinmiş çıplaklardan” bahsetmişti. O gün belki anlaşılması zordu. Bugün ise dönüp etrafımıza baktığımızda, bu sözün üzerinde yeniden düşünmemiz gerekmiyor mu?
Kimseyi yargılamak için söylemiyorum. Çünkü hepimiz aynı çağın içindeyiz. Hepimiz aynı imtihanın içindeyiz. Önce kendimize sormamız gerekiyor:
Acaba biz gerçekten özgürlüğü mü yaşıyoruz, yoksa beğenilme uğruna kendimizden mi vazgeçiyoruz?
Belki de insanı örten sadece kumaş değildir.
Asıl örtü, hayâdır.
Hayâ gittiğinde, üzerimizdeki elbisenin ne kadar olduğu değil, içimizdeki insanlığın ne kadar kaldığı önemlidir.
Çünkü Allah, insanı sadece giyinsin diye değil; onuruyla, edebiyle ve şahsiyetiyle yaşasın diye yarattı.
Özgürsünüz…
Ama unutmayın; tercih etmekte özgür olabilirsiniz, yaptığınız tercihin sonucundan ise özgür değilsiniz.
Çünkü Allah size irade verdi. Ama unutmayın; her irade, bir gün sahibine yaptıklarını anlatacaktır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Seher ZAĞLI
ÖZGÜRSÜNÜZ!
İstediğinizi giyinmekte özgürsünüz.
İstediğiniz gibi yaşamakta özgürsünüz.
İstediğinizi söylemekte özgürsünüz.
Kimsenin size karışmamasını istemekte de özgürsünüz.
Peki ya bir an durup şunu düşündünüz mü?
Özgürlük gerçekten her istediğini yapmak mıdır?
Yoksa her istediğini yapabilecek güce sahipken, doğru olanı seçebilmek midir?
Bugün “Beden benim, karar benim.” diyoruz. Peki bedenimizi bize emanet edenin de bir sözü olabileceğini hiç düşündük mü?
Çağ değişiyor. Moda değişiyor. İnsanların beğenileri değişiyor. Ama değişmeyen bazı değerler de var. Hayâ gibi… Edep gibi… İffet gibi…
Ne gariptir ki, artık örtünmek değil görünmek konuşuluyor. Beğenilmek, değer görmekle karıştırılıyor. Alkış almak, saygınlık sanılıyor.
Resûlullah (sav), asırlar önce “giyinmiş çıplaklardan” bahsetmişti. O gün belki anlaşılması zordu. Bugün ise dönüp etrafımıza baktığımızda, bu sözün üzerinde yeniden düşünmemiz gerekmiyor mu?
Kimseyi yargılamak için söylemiyorum. Çünkü hepimiz aynı çağın içindeyiz. Hepimiz aynı imtihanın içindeyiz. Önce kendimize sormamız gerekiyor:
Acaba biz gerçekten özgürlüğü mü yaşıyoruz, yoksa beğenilme uğruna kendimizden mi vazgeçiyoruz?
Belki de insanı örten sadece kumaş değildir.
Asıl örtü, hayâdır.
Hayâ gittiğinde, üzerimizdeki elbisenin ne kadar olduğu değil, içimizdeki insanlığın ne kadar kaldığı önemlidir.
Çünkü Allah, insanı sadece giyinsin diye değil; onuruyla, edebiyle ve şahsiyetiyle yaşasın diye yarattı.
Özgürsünüz…
Ama unutmayın; tercih etmekte özgür olabilirsiniz, yaptığınız tercihin sonucundan ise özgür değilsiniz.
Çünkü Allah size irade verdi. Ama unutmayın; her irade, bir gün sahibine yaptıklarını anlatacaktır.