Hava Durumu

NE SİZ KUYUDASINIZ, NE DE YUSUFSUNUZ.

Yazının Giriş Tarihi: 04.08.2026 21:52
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.08.2026 21:54


Kapılar çalındı…

Manşetler atıldı…

Kameralar kuruldu…

Ve bir anda herkes Yusuf oldu.

Ne kadar kolay değil mi?

Düne kadar gücün gölgesinde yürüyenler, bugün mağduriyetin gölgesine sığınıyor.

Bir anda herkesin dilinde aynı cümle:

“Bize haksızlık yapılıyor.”

Belki…

Ama önce kendinize şu soruyu sorun:

Adalet, sadece sıra size geldiğinde mi hatırlanır?

Vicdan, kapınız çalınınca mı konuşmaya başlar?

Yusuf’u örnek göstermek kolaydır.

Zor olan, onun gibi yaşayabilmektir.

Çünkü Yusuf’u Yusuf yapan kuyu değildi.

İftiraya uğraması da değildi.

Onu Yusuf yapan; en zor zamanında sabrını, en güçlü zamanında ise adaletini kaybetmemesiydi.

Neşet Ertaş ne güzel söylemiş:

“Hak ile sabır dileyip bize gelen bizdendir; akıl ve ahlak ile çalışıp bizi geçen bizdendir.”

Bugün ise herkes kuyuyu anlatıyor.

Kimse dün hangi kuyuların kazıldığını konuşmuyor.

Herkes mağdur…

Herkes masum…

Herkes kendine bir Yusuf hikâyesi yazıyor.

Oysa Yusuf’un kıssası, mağduriyetin arkasına saklanmanın değil; sabrın, ahlakın ve adaletin kıssasıdır.

Yusuf’un adını anmak kolaydır.

Onun gibi kalabilmek zordur.

Çünkü kuyuya düştüğünü söylemekle Yusuf olunmaz.

Yusuf olmak; eline güç geçtiğinde de adaletten ayrılmamaktır.

Ve unutmayın…

Tarih, sadece kimin kuyuya düştüğünü değil; o kuyuyu kimin kazdığını da yazar.

O yüzden…

Ne siz kuyudasınız…

Ne de Yusuf’sunuz.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.