Hava Durumu

CENDERE ÇALIYOR…

Yazının Giriş Tarihi: 21.09.2026 13:59
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.09.2026 13:59

Dizi ve filmlerde açılış jeneriğinden sonra şöyle bir yazı gözükür:

“Bu dizideki kişi ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür.”

Kurtlar Vadisi, bir dönemin ortalığı kasıp kavuran dizisi. Ciddi bir hayran kitlesi vardı, gerçi hâlâ var.

Son dönemde tekrar gündeme geldi. Hem de çok ciddi iddialarla…

Özal, Bitlis, Hiram Abas, Muhsin Yazıcıoğlu, Recep Yazıcıoğlu, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım gibi birçok ismin dizide hayatlarının ele alındığı iddia ediliyor,ilham alınmış olabilir ama birebir hikayeleri yazılmış iddiaları gündem de.

Yapım şirketi ve senarist böyle bir iddiayı yalanlasa da zamanla gördük ki senaryo gerçek hayatlara dokunuyor.

Asıl soru şu:

Bu iddialar doğruysa ki,şu anki gündem doğruluk payı olduğunu düşündüren birçok soru işareti oluşturuyor, nasıl bu bilgilere ulaştılar?

İşlenen senaryoda kişi ve karakterlerin işleri, hayatları, hatta nasıl öldükleri bile işleniyor.

Dizi senaristlerinin 397 bölüm boyunca kendini tekrarlamayan olayları işlemesi bayağı enteresan.

Bunca yıl bu diziye kimsenin ses çıkarmaması ise ayrı bir ilginçlik halkası…

Gelelim şimdiki zamana…

Peki, böyle bir diziyi yıllar sonra tekrar gündeme getiren olay neydi?

Kaşif Kozinoğlu, eski MİT ajanı. 13 Kasım 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde kaldığı koğuşta ölü bulundu. Ölüm nedeni kayıtlara kalp krizi olarak geçti.

Yıllar sonra ölmüş bir MİT ajanının Türkiye gündemine gelmesinin sebebi neydi?

Bu diziyle bağlantısı nedir?

Malum, diziyi izleyenler bilir.

Bu dizide Türkiye için önemli isimler, ne iş yaptıkları, neler buldukları ve nasıl öldükleri işlendiği iddia ediliyordu ve çoğunun öldürüldüğü gösteriliyordu.

Ülkesi için yıllarını vermiş bu insanlar gerçekten öldürüldüğü teorisi;
Ve işlenen bazı olayların gerçek hayattaki olaylarla benzerliği insanı ister istemez düşündürüyor.

Milletçe sevdiğimiz o soru yine karşımıza çıkıyor:

Komplo teorileri doğru mu?

Bir dizi senaristi bu kadar bilgiyi nereden alıyordu?

Yoksa o da mı manifest yapıyordu?

Şaka bir yana, şu an ciddi komplo teorileriyle, hain tuzaklar ve devlet sırlarının deşifre edildiği iddiasıyla ortalık çalkalanıyor.

Asıl soru şu:

Bu konuşulanlar, daha doğrusu iddialar doğruysa;

Neden bunca yıl susuldu?

Şimdi kim, kimin sonunu getirmek için bunları gündeme taşımaya başladı?

Bir mafya dizisini Türkiye gerçekleri olarak izlemek ne kadar doğru?

Sorular, sorular…

Bitmiyor.

Ülkemiz hainlerle dolu, birçok ülkenin olduğu gibi.

Rahmetli Erkin Koray’ın bir röportajında şöyle bir şey dediğini duymuştum:

“Ülkemizdeki hainlerin;
ADI: Mehmet’le başlıyor.
Soyadlarını da Türk olarak ekliyorlar.”

Demişti.

Gerçekten bizi bitirmek için bize benzemeleri, bize benzedikleri anlamına gelmiyor.

Ama biz yine de onları bize benzedikleri için seviyor ve sahipleniyoruz.

Çünkü biz inanan bir milletiz.

Artık at gözlüklerimizi çıkarsak…

İçimizdeki hainlere, taşıdıkları isim ve soy isimlerin onları gizlemesine izin vermesek.

Kim olduklarını, ne yaptıklarını sorgulasak.

Çünkü bu vatan için canını vermiş, dişini tırnağına takmış, çalışmış, üretmiş milyonlarca insan var.

Onlara selam olsun.

Ve belki de artık sormamız gereken en önemli soru şu:

Biz bize benzeyene mi inanacağız, yoksa yaptıklarına mı bakacağız?
Artık sözlere değil, iz bırakanlara bakma zamanı.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.