Devletlerimiz, barış ve istikrar için çalışıyor...
Yazının Giriş Tarihi: 02.07.2026 15:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.07.2026 15:59
Azerbaycan ve Türkiye, yüzyıllar boyunca ortak tarih, kültür, dil ve dini değerler temelinde şekillenmiş güçlü kardeşlik bağlarıyla birbirine bağlı olan iki dost ve kardeş ülkedir. 'Tek millet, iki devlet' ilkesi bu ilişkilerin temelini oluşturarak, sadece bölgede değil, tüm dünyada devletlerarası iş birliğinin, samimi ortaklığın ve karşılıklı desteğin bariz bir örneği haline gelmiştir. Her iki halk ortak kökene, benzer örf-adetlere ve milli-manevi mirasa sahip olmanın yanı sıra, zamanın sınavlarından geçerek dostluk ve kardeşlik ilişkilerini bugün de aynı sadakatle yaşatmaya devam etmektedir. Bu samimi, kopmaz bağlar, iki ülkenin siyasi, ekonomik, askeri ve insani alanlardaki sıkı iş birliğinin yanı sıra, ortak kültürel değerlerin korunması ve geliştirilmesi yönünde de kendisini göstermektedir.
Azerbaycan ve Türkiye'nin jeopolitik açıdan önemli bölgelerde yer alarak bölgesel ve küresel güvenlik, enerji projeleri ve ekonomik iş birliği alanlarında stratejik ortak olarak hareket ettiğini belirtmiştir. Aynı zamanda, her iki devletin Türk dünyasında birlik ve dayanışmanın güçlendirilmesinde aktif rol oynadığını, ortak projeler ve girişimlerle bu birliğin gelecekteki gelişimine katkı sağladığını dile getirmiştir. Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ilişkiler, bugün sadece devletlerarası iş birliği düzeyinde değil, halklar arasında da samimi bir dostluk ve karşılıklı güvene dayanmaktadır. Özellikle her iki ülkenin insani felaketler sırasında birbirine verdiği destek, karşılıklı yardım ve manevi dayanışma, bu ilişkilerin ne kadar derin ve sarsılmaz olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır. İşte bu kardeşlik ve birlik ruhu, Azerbaycan ile Türkiye'yi sadece bölgede değil, tüm dünyada örnek devletlerden biri haline getirmiştir.
Şu anda dünyada ve dolayısıyla bölgemizde karmaşık süreçler devam etmektedir. Yeni dünya düzeninin şekillendiği bir dönemde Azerbaycan, dış politika çizgisinde dost ve müttefik ülkelerle ilişkilerini daha da güçlendirmektedir. Doğal olarak bu doğrultuda, kardeş ve stratejik müttefik olan Türkiye ile ilişkiler özel bir yere sahiptir. Bölgenin güçlü ve nüfuzlu devletleri olan Azerbaycan ve Türkiye, her düzeyde sürekli temas halindedir; ikili ve bölgesel süreçlerle ilgili koordineli bir şekilde iş birliği yapmaktadırlar.
Ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin daha da güçlenmesinde, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi iradesi temel rol oynamaktadır. Ülkelerimiz arasında enerji, ulaşım ve ticaret alanlarında kurulan bağların da ilişkilerin ana sütunlarından biri olduğunu kaydetmiştir. 2000'li yıllarda hayata geçirilen büyük enerji ve altyapı projeleri (özellikle Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı ve Bakü-Tiflis-Kars demiryolu projeleri, daha sonra ise Güney Gaz Koridoru), Azerbaycan’ın Avrupa’ya enerji ihracatını sağlamakla kalmamış, Türkiye’yi de bölgede önemli bir enerji transit merkezine dönüştürmüştür. Bu iş birliği, her iki ülkenin ekonomik dayanıklılığını ve bölgesel konumunu güçlendirmiştir. Bununla birlikte, askeri alandaki ortaklık da sağlam bir temel üzerine kurulmuştur. Türkiye, Azerbaycan’ın savunma potansiyelinin artırılması için askeri eğitimler ve teknik destek sağlayarak askeri iş birliğini daha yüksek bir seviyeye ulaştırmıştır.
Özellikle 2020 yılında gerçekleşen İkinci Karabağ Savaşı sırasında Türkiye’nin, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini net bir şekilde desteklemesi, iki ülke arasındaki siyasi ve askeri ilişkileri daha da pekiştirmiştir. 2021 yılının Haziran ayında liderler tarafından imzalanan müttefiklik hakkındaki Şuşa Beyannamesi ise ilişkilerimizin zirvesini oluşturmaktadır. Azerbaycan ile Türkiye arasında askeri ve güvenlik alanında kurulan iş birliği, yalnızca iki ülkenin milli çıkarları çerçevesinde değil, bütünsel olarak bölgenin istikrarının ve güvenliğinin sağlanması bakımından da özel bir önem taşımaktadır. Bu ortaklık, yüzyıllar boyunca kardeş halklarımızın ortak iradesinin ve siyasi öngörüsünün bir sonucu olarak modern dönemde yeni bir içerik ve mahiyet kazanmıştır.
İki devlet; BM, AGİT, NATO ve İslam İşbirliği Teşkilatı dahil olmak üzere çeşitli uluslararası kuruluşlarda aktif iş birliği yaparak, bölgesel ve küresel güvenlik girişimlerinde ortak bir duruş sergilemektedir. Özellikle Azerbaycan’ın 30 yıl süren işgale son verdiği İkinci Karabağ Savaşı döneminde Türkiye’nin gösterdiği net siyasi destek, bu bağların sarsılmazlığını ve kardeşliğin gücünü tüm dünyaya ilan etmiştir. Bunun yanı sıra, askeri iş birliğinin pratik yönü de sürekli genişlemektedir. Ülkemizin çeşitli bölgelerinde düzenlenen askeri tatbikatlarda Azerbaycan ve Türkiye Silahlı Kuvvetlerinin birlikte yer alması; her iki ordunun savaş hazırlığının artırılmasına, koordinasyonun güçlenmesine ve bölgesel güvenliğin sağlanmasına önemli bir katkı sunmaktadır.
Savunma sanayisi alanındaki ortak projeler, modern silah sistemlerinin tedariki ve teknik teçhizatın geliştirilmesi yönünde atılan adımlar, kardeş ülkelerimizin savunma kabiliyetinin daha da artırılmasına hizmet etmektedir. Bu iş birliği, Azerbaycan ve Türkiye’nin bölgesel güvenlik meselelerindeki dayanışmasını güçlendirmenin yanı sıra; Güney Kafkasya ve Orta Asya bölgelerinde barışın, istikrarın sağlanmasında da mühym bir rol oynamaktadır. Kardeş Türkiye, Azerbaycan ile Ermenistan arasında devam eden barış sürecinde haklı olarak devletimizin pozisyonunu desteklemektedir. Aynı zamanda resmi Ankara, Zengezur koridorunun bir an önce gerçeğe dönüşmesinden yanadır. Çünkü Zengezur koridoru, tüm Türk dünyasını birleştirecek tarihi bir projedir. Samir Veliyev son olarak, “Bütünsel olarak, Güney Kafkasya’da ortaya çıkan yeni gerçeklikler, Orta Doğu’da mevcut olan gerilim ve özellikle İran etrafında yaşanan durum iki kardeş ülkenin odak noktasındadır. Devletlerimiz, bölgemizde barışın ve istikrarın sağlanması için ortak diplomatik faaliyetler yürütmektedir.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Samir VELİYEV
Devletlerimiz, barış ve istikrar için çalışıyor...
Azerbaycan ve Türkiye, yüzyıllar boyunca ortak tarih, kültür, dil ve dini değerler temelinde şekillenmiş güçlü kardeşlik bağlarıyla birbirine bağlı olan iki dost ve kardeş ülkedir. 'Tek millet, iki devlet' ilkesi bu ilişkilerin temelini oluşturarak, sadece bölgede değil, tüm dünyada devletlerarası iş birliğinin, samimi ortaklığın ve karşılıklı desteğin bariz bir örneği haline gelmiştir. Her iki halk ortak kökene, benzer örf-adetlere ve milli-manevi mirasa sahip olmanın yanı sıra, zamanın sınavlarından geçerek dostluk ve kardeşlik ilişkilerini bugün de aynı sadakatle yaşatmaya devam etmektedir. Bu samimi, kopmaz bağlar, iki ülkenin siyasi, ekonomik, askeri ve insani alanlardaki sıkı iş birliğinin yanı sıra, ortak kültürel değerlerin korunması ve geliştirilmesi yönünde de kendisini göstermektedir.
Azerbaycan ve Türkiye'nin jeopolitik açıdan önemli bölgelerde yer alarak bölgesel ve küresel güvenlik, enerji projeleri ve ekonomik iş birliği alanlarında stratejik ortak olarak hareket ettiğini belirtmiştir. Aynı zamanda, her iki devletin Türk dünyasında birlik ve dayanışmanın güçlendirilmesinde aktif rol oynadığını, ortak projeler ve girişimlerle bu birliğin gelecekteki gelişimine katkı sağladığını dile getirmiştir. Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ilişkiler, bugün sadece devletlerarası iş birliği düzeyinde değil, halklar arasında da samimi bir dostluk ve karşılıklı güvene dayanmaktadır. Özellikle her iki ülkenin insani felaketler sırasında birbirine verdiği destek, karşılıklı yardım ve manevi dayanışma, bu ilişkilerin ne kadar derin ve sarsılmaz olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır. İşte bu kardeşlik ve birlik ruhu, Azerbaycan ile Türkiye'yi sadece bölgede değil, tüm dünyada örnek devletlerden biri haline getirmiştir.
Şu anda dünyada ve dolayısıyla bölgemizde karmaşık süreçler devam etmektedir. Yeni dünya düzeninin şekillendiği bir dönemde Azerbaycan, dış politika çizgisinde dost ve müttefik ülkelerle ilişkilerini daha da güçlendirmektedir. Doğal olarak bu doğrultuda, kardeş ve stratejik müttefik olan Türkiye ile ilişkiler özel bir yere sahiptir. Bölgenin güçlü ve nüfuzlu devletleri olan Azerbaycan ve Türkiye, her düzeyde sürekli temas halindedir; ikili ve bölgesel süreçlerle ilgili koordineli bir şekilde iş birliği yapmaktadırlar.
Ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin daha da güçlenmesinde, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi iradesi temel rol oynamaktadır. Ülkelerimiz arasında enerji, ulaşım ve ticaret alanlarında kurulan bağların da ilişkilerin ana sütunlarından biri olduğunu kaydetmiştir. 2000'li yıllarda hayata geçirilen büyük enerji ve altyapı projeleri (özellikle Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı ve Bakü-Tiflis-Kars demiryolu projeleri, daha sonra ise Güney Gaz Koridoru), Azerbaycan’ın Avrupa’ya enerji ihracatını sağlamakla kalmamış, Türkiye’yi de bölgede önemli bir enerji transit merkezine dönüştürmüştür. Bu iş birliği, her iki ülkenin ekonomik dayanıklılığını ve bölgesel konumunu güçlendirmiştir. Bununla birlikte, askeri alandaki ortaklık da sağlam bir temel üzerine kurulmuştur. Türkiye, Azerbaycan’ın savunma potansiyelinin artırılması için askeri eğitimler ve teknik destek sağlayarak askeri iş birliğini daha yüksek bir seviyeye ulaştırmıştır.
Özellikle 2020 yılında gerçekleşen İkinci Karabağ Savaşı sırasında Türkiye’nin, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini net bir şekilde desteklemesi, iki ülke arasındaki siyasi ve askeri ilişkileri daha da pekiştirmiştir. 2021 yılının Haziran ayında liderler tarafından imzalanan müttefiklik hakkındaki Şuşa Beyannamesi ise ilişkilerimizin zirvesini oluşturmaktadır. Azerbaycan ile Türkiye arasında askeri ve güvenlik alanında kurulan iş birliği, yalnızca iki ülkenin milli çıkarları çerçevesinde değil, bütünsel olarak bölgenin istikrarının ve güvenliğinin sağlanması bakımından da özel bir önem taşımaktadır. Bu ortaklık, yüzyıllar boyunca kardeş halklarımızın ortak iradesinin ve siyasi öngörüsünün bir sonucu olarak modern dönemde yeni bir içerik ve mahiyet kazanmıştır.
İki devlet; BM, AGİT, NATO ve İslam İşbirliği Teşkilatı dahil olmak üzere çeşitli uluslararası kuruluşlarda aktif iş birliği yaparak, bölgesel ve küresel güvenlik girişimlerinde ortak bir duruş sergilemektedir. Özellikle Azerbaycan’ın 30 yıl süren işgale son verdiği İkinci Karabağ Savaşı döneminde Türkiye’nin gösterdiği net siyasi destek, bu bağların sarsılmazlığını ve kardeşliğin gücünü tüm dünyaya ilan etmiştir. Bunun yanı sıra, askeri iş birliğinin pratik yönü de sürekli genişlemektedir. Ülkemizin çeşitli bölgelerinde düzenlenen askeri tatbikatlarda Azerbaycan ve Türkiye Silahlı Kuvvetlerinin birlikte yer alması; her iki ordunun savaş hazırlığının artırılmasına, koordinasyonun güçlenmesine ve bölgesel güvenliğin sağlanmasına önemli bir katkı sunmaktadır.
Savunma sanayisi alanındaki ortak projeler, modern silah sistemlerinin tedariki ve teknik teçhizatın geliştirilmesi yönünde atılan adımlar, kardeş ülkelerimizin savunma kabiliyetinin daha da artırılmasına hizmet etmektedir. Bu iş birliği, Azerbaycan ve Türkiye’nin bölgesel güvenlik meselelerindeki dayanışmasını güçlendirmenin yanı sıra; Güney Kafkasya ve Orta Asya bölgelerinde barışın, istikrarın sağlanmasında da mühym bir rol oynamaktadır. Kardeş Türkiye, Azerbaycan ile Ermenistan arasında devam eden barış sürecinde haklı olarak devletimizin pozisyonunu desteklemektedir. Aynı zamanda resmi Ankara, Zengezur koridorunun bir an önce gerçeğe dönüşmesinden yanadır. Çünkü Zengezur koridoru, tüm Türk dünyasını birleştirecek tarihi bir projedir. Samir Veliyev son olarak, “Bütünsel olarak, Güney Kafkasya’da ortaya çıkan yeni gerçeklikler, Orta Doğu’da mevcut olan gerilim ve özellikle İran etrafında yaşanan durum iki kardeş ülkenin odak noktasındadır. Devletlerimiz, bölgemizde barışın ve istikrarın sağlanması için ortak diplomatik faaliyetler yürütmektedir.