Hava Durumu

Müzik dinlemek iyidir de yapmak nasıldır?

Yazının Giriş Tarihi: 19.01.2024 10:13
Yazının Güncellenme Tarihi: 19.01.2024 10:13

Müzik dinlemek iyidir, güzeldir, ruha şifadır, bilmediğin bir lisanın alt yazısı gibidir, heyecan verir, rahatlatır, motivasyon verir, üzer, ağlatır, güldürür, dans ettirir, ezberi kolaylaştırır, derdine ortak olur, kalbine yoldaş olur... Peki bu kadar duyguya tercüman olan müzik nasıl yapılır, zorlukları nelerdir?

Geçenlerde youtube'da Derya Uluğ kanalında bir albüm belgeseli isimli videoya denk geldim. Derya'nın son albümü Nefes'in üretim süreci bu üretim içindeki müzisyenler tarafından sırasıyla anlatılıyor, stüdyo enstanteneleri ile izleyiciye bu işin aslında ne kadar çetin olduğu aktarılıyordu. Az bile anlatılmış.

Müzik üreten her sanatçının işi hem çok keyifli hem de çok zordur. Müzik sektörüne ilk kez adım atacakların daha henüz bilmediği 'tecrübe ve detaylar' aslında sizi başarıya götürecek, sayılı isimlerden biri yapabilecek çok meşakatli bir yolun kendisidir.

Diyelim ki bir albüm yapacaksınız veya bir single çalışması. Öncelikle iyi bir şarkıya ihtiyacınız olduğunu varsayarsınız. Hemen etrafınızda müzikle ilgili herkese haber salar bir şarkı arayışında olduğunuzu söylersiniz. Bir çok demoya ulaşır bunlar arasından birini seçmeye çalışırsınız ve eğer içinize hiç biri sinmiyorsa siz de herkes gibi 'bir cover yapayım' dersiniz. Cover mı, sıfır beste mi? Soru sormaya başladığınız an çevreniz sizin kafanızı daha da karıştırmaya başlayacaktır. Açıkçası siz kararlı olmazsanız bu işin içinde tanışacağınız iş ortaklarınızın kafanızı allak bullak edeceğine yemin edebilirim, istisnalar hariç. Diyelim şarkıya karar verdiniz, satın aldınız ve aranje ettirmeniz gerekiyor. Herkes size birini önerecek ve muhtemelen gidip aslında müzikal anlamda hiç de uyuşmadığınız birini seçeceksiniz. Çünkü işi bilmiyorsunuz ve öğrenmek için sizin için doğru olmayan birileriyle çalışmanız o kadar olası ki ve yine istisnalar kaideyi bozmaz diye eklemek istiyorum buraya. Aranje süreciniz başladığında çok heyecanlanacaksınız, sabırsızca aranjörünüzü durmadan arayıp işin gidişatını öğrenmek isteyeceksiniz. O sırada muhtemelen aranjörünüzün yemeyip içmeyip size harika bir iş çıkaracağını hayal ediyorsunuzdur ama unutmayın ki herkes gibi onun da bir hayatı var. Onu serbest bırakmanız gerektiğini aranız gerginleşmeye başladığında anlayacaksınız. Bakın öğreniyorsunuz işte, üreten insanı serbest bırakmak size en iyisini üretebilmesi için alanını daraltmamak sizin için en hayırlısı. Etik kurallarına pek de uymayan insanlarla iş ortağı olmuşsanız size Alah'tan sabır ve metanet dilerim ama buna da istisna demek istiyorum burada.

Diyelim aranjeniz bitti, şarkıyı okuma süreciniz başlıyor. Okuma koçunuzla bir süre çalışmanız gerekiyor, illa da gerekmiyor aslında ama gerekse fena olmaz. Neyse şarkınızı o kadar çok tekrar ediyorsunuz ki hazırlanırken şarkınızdan soğuyorsunuz acaba bu yanlış şarkı mı demeye başlıyorsunuz. Aslında o kadar da iyi değilmiş gibi iç sesler beyninizi kemiriyor ama stüdyoda okuma günü alınmış ve siz ballar sütler yumurtalarca bu okumaya odaklanmışsınız. Hiç de istediğiniz gibi okuyamazsınız ilk başlarda. Olmadı bir daha olmadı bir daha olmadı bir daha, hece hece kelime kelime..Aman Allah şarkıdan iyice soğursunuz, şarkı duygudan çıkar, sesinizden tiksineceğiniz raddeye gelirsiniz. İyi bir ruh halinize gelirde harika bir okuma kaydedebilirseniz ne ala! 

Defalarca kaydı alınan okumanızın edit işlemine başlandığında asıl çileyi çeken editör hece hece en iyi okumaları birbiri ardına ekler ve okumayı temizler. Vokaller aynı şekilde eklenir ve melodynlar yapılır. Melodynlar olası detone ve sürtenelerin giderilmesi için sesi komalar şeklinde aşağı yukarı bozulmadan  oynatabildiğiniz elektronik bir müzik aracıdır. Şimdi bitti mi? Hayır. Mix yapılacak şarkınıza sonra da mastering. Neden? Dinleyiciler sesleri dengeli ve temiz aynı zamanda parçanın tarzına göre bir ses boyutunda dinleyebilsin diye. Mesela ses önde müzik çok arkada olmamalı ya da ses arkada kalıp müzik çok önde olmamalı, cızırdamalar, buğulu bir duyum olmamalı, editleri mutlaka çok iyi yapılmalı. Ben yazarken sıkıldım, yemin ederim çok sıkıntılı süreçler bütün bu aşamalar. Şimdi şarkınız final hali ile elinizde, klip de çekmek istiyorsunuz. Klip konusuna girmeyeceğim orda da aynı süreçler mevcut.

Diyelim klibiniz de hazır. Eh şarkınızı nerden çıkaracaksınız? X firması çok iyiymiş, abone sayısı fazla ordan çıkar, bütün haklarıyla gidip şarkınızı aslanlar gibi x firmasına veriyor musunuz? Veriyorsunuz. Size bir ayrıcalık tanınmıyor değil mi? Tanınmaz, kolay mı o kadar? Sen daha 3500 bölümlü bir serüvenin birinci seviyesindesin. Zaten bunu sana iliklerine kadar hissettireceklerdir. Sakin ol.

Şarkın yayınlandı ama ertesi gün o kadar emek nereye gitti diye sormaya başladın, olumlu birkaç yorum yüzünü gülümsetti azıcık sevindin ama kimse seni arayıp yüceltmiyor çünkü seninle aynı gün çıkan 1500 kişiden birisin. 50 şarkılık bir listeye giremezsin çünkü o 1500 kişinin zaten 50'si çok ünlü sanatçılar. Listeyi unut, hem şarkın ne kadar duyuldu ki?

Bunun için ne yaptın? Digital reklamlar düzenledin mi?

Tiktok'ta sanatçı hesabı oluşturarak reklam verdin mi?

Fenomenlere harika şarkı paylaşımı yaptırdın mı?

Gerçek dinleyici için her türlü mecradan reklam girdin mi?

Bu arada kredi kartında limit vardır umarım bu önemli çünkü rakiplerin günlük 100 bin tl reklam girebiliyor.

Radyo, PR? Ne? Yaptırmadın mı? Hemen yaptırmalısın bütün Türkiye radyoda seni duymalı, şarkını dinlemeli.

Youtube yorumları da yaptırmayı unutma. Şarkını diyelim elinden geldiğince tanıttın. Sonra ne yapacaksın?

Menajerin de yok, iş de yok. Ne olacak? Hadi bir şarkı daha. Aynı süreçler sil baştan.

Değerli okuyucularım, ben anlatırken çok sıkıldım gerçekten. Ama üretim aşamasının ne denli zor olduğunu, bu süreçte sizi dolandırmayacak doğru düzgün insanları bulsanız bile aslında her şeyin ne kadar iç içe ve birbirine bağlı olduğunu, başarının çoğu zaman asla bir tesadüf olmadığını anlatmaya çalıştım. Bu işin izahı yok ben de mizahını yazdım lakin bu işin içinde bir müzisyen olarak ben ne çekmişim, ne emekler vermişim yahu deyip hayret ettim, bunalıma girdim ufak çaplı.

Lütfen güdünüzle değil yeteneğinizle müzik sektörüne adım atın çünkü bu iş gerçekten sanılandan ve görünenden daha zor bir süreç ve ciddi anlamda kumardan farksız. Bu yüzden de müzik yapmak dinlemek kadar bağımlılık yaratır. Ama ben bunları yazarken “parasıyla değil mi kardeşim” diyenleri de duymuyor değilim hani. E kolay gelsin o zaman..

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.