Hava Durumu

Zarafet Değil, Adalet Konuşalım

Yazının Giriş Tarihi: 04.08.2026 09:57
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.08.2026 09:58

Son günlerde sosyal medyada bir psikoloğun yaptığı paylaşım dikkatimi çekti. Paylaşımın merkezinde “karakter”, “zarafet”, “gizem” ve “duruş” vardı. İlk bakışta kişisel gelişim tavsiyesi gibi görünen bu ifadeler, beni düşündürmekten çok üzdü. Çünkü bu ülkede kadınların en büyük sorunu zarafetlerini kaybetmeleri değil; yaşam haklarının, güvenliklerinin ve eşitliklerinin hâlâ tam anlamıyla korunamıyor olmasıdır.

Bir psikoloğun ağzından çıkan her cümle, sıradan bir sosyal medya paylaşımından daha fazla ağırlık taşır. Çünkü insanlar psikologlardan yargılanmayı değil, anlaşılmayı bekler.

Bugün kadınlar yalnızca dış görünüşleriyle değil; giyimleriyle, konuşmalarıyla, annelikleriyle, çalışmalarıyla, susmalarıyla, gülmeleriyle bile yargılanıyor. Her gün bir kadın şiddete uğruyor, öldürülüyor, psikolojik baskı görüyor. Böylesine ağır bir tabloda kadınların omuzlarına bir de “karakterin tükeniyor”, “zarafetin eksiliyor”, “gizemini koru” gibi soyut ve ölçülemez yükler eklemek ne kadar doğru?

Karakter elbette önemlidir. Vicdan, dürüstlük ve sınır koyabilmek de öyledir. Ancak bunlar insanlara yukarıdan bakılarak öğretilemez. Psikolojinin temelinde yargı değil, empati vardır.

Toplum zaten kadınlardan kusursuz olmalarını bekliyor. Güzel ama abartısız, güçlü ama yumuşak, başarılı ama mütevazı, konuşan ama çok konuşmayan… Şimdi bunlara bir de “gizemli” ve “zarif” olma zorunluluğu eklemek, birçok kadında yetersizlik hissini derinleştirebilir.

Ben bir kadın olarak artık şunu söylemek istiyorum: Bu ülkede kadınlar ne giyeceğini, nasıl güleceğini, nasıl konuşacağını, nasıl yaşayacağını anlatan nasihatlerden yoruldu. Her gün kadın cinayetlerinin, şiddetin ve psikolojik baskının konuşulduğu bir ülkede, kadınlara “zarafet”, “gizem” ve “duruş” dersi vermek bana göre öncelik değildir.

Bir psikologdan beklentim; kadınlara yeni kalıplar çizmesi değil, onları o kalıpların yükünden kurtarmasıdır. Çünkü psikoloji, insanı olduğu gibi kabul ederek güçlendirme sanatıdır; onu yeni ölçülerle değerlendirme sanatı değil.

Zarafet elbette kıymetlidir. Ama bugün bu ülkede zarafetten önce konuşmamız gereken şey adalettir. Kadınların nasıl giyindiği, nasıl davrandığı ya da ne kadar “gizemli” olduğu değil; neden hâlâ öldürüldüğü, neden şiddet gördüğü, neden her gün kendini ispat etmek zorunda bırakıldığıdır. Kadınlara sürekli nasıl yaşamaları gerektiğini anlatan bir dil yerine, onların yükünü hafifleten bir dil kurabildiğimiz gün, işte o zaman gerçekten ilerlemiş olacağız.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.