“Bir Şehrin Kalbini Kültürle Yeniden Atmak: Aktau 2025”
Yazının Giriş Tarihi: 23.08.2025 09:17
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.08.2025 09:19
Bazı şehirler haritalarda yalnızca bir nokta gibi görünür. Ta ki bir gün, o noktanın içinden yükselen ses tüm dünyaya ulaşana kadar. Bu yıl o ses, Hazar Denizi kıyısında yükseliyor: Aktau, 2025’in Türk Dünyası Kültür Başkenti seçildi.
Petrol kuyularıyla anılan bir şehrin, şiirlerle, müzikle, sanatla yeniden anılmaya başlaması… İşte asıl dönüşüm budur. Çünkü bir şehrin gerçek zenginliği, yerin altından çıkanlarla değil; meydanlarında yankılanan türkülerle ölçülür.
Biz bu unvana yabancı değiliz. Eskişehir ve Bursa, yıllar önce aynı onuru taşıdı. Ve o yıllarda gördük ki, bir şehir kültürle nefes almaya başladığında, sokakların rengi değişiyor, insanın bakışı yumuşuyor, çocukların hayalleri büyüyor.
Şimdi Aktau’ya bakarken kendimize şu soruyu sormalıyız: Biz kendi şehirlerimizi hangi kültürle besliyoruz? Her mahallede, her parkta, her okulda kültürün tohumlarını atabiliyor muyuz? Yoksa kültürü yalnızca büyük festivallerin afişlerinde mi hatırlıyoruz?
Kültür, bir şehrin kalbidir. Aktau’nun kalbi bu yıl daha güçlü atacak. Ve bize de şu gerçeği hatırlatacak:
Siyaset gelip geçer, ekonomi bir gün biter… ama kültür, şehirlerin hafızasında sonsuza kadar yaşar.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Füsun Deniz YILMAZ
“Bir Şehrin Kalbini Kültürle Yeniden Atmak: Aktau 2025”
Bazı şehirler haritalarda yalnızca bir nokta gibi görünür. Ta ki bir gün, o noktanın içinden yükselen ses tüm dünyaya ulaşana kadar. Bu yıl o ses, Hazar Denizi kıyısında yükseliyor: Aktau, 2025’in Türk Dünyası Kültür Başkenti seçildi.
Petrol kuyularıyla anılan bir şehrin, şiirlerle, müzikle, sanatla yeniden anılmaya başlaması… İşte asıl dönüşüm budur. Çünkü bir şehrin gerçek zenginliği, yerin altından çıkanlarla değil; meydanlarında yankılanan türkülerle ölçülür.
Biz bu unvana yabancı değiliz. Eskişehir ve Bursa, yıllar önce aynı onuru taşıdı. Ve o yıllarda gördük ki, bir şehir kültürle nefes almaya başladığında, sokakların rengi değişiyor, insanın bakışı yumuşuyor, çocukların hayalleri büyüyor.
Şimdi Aktau’ya bakarken kendimize şu soruyu sormalıyız: Biz kendi şehirlerimizi hangi kültürle besliyoruz? Her mahallede, her parkta, her okulda kültürün tohumlarını atabiliyor muyuz? Yoksa kültürü yalnızca büyük festivallerin afişlerinde mi hatırlıyoruz?
Kültür, bir şehrin kalbidir. Aktau’nun kalbi bu yıl daha güçlü atacak. Ve bize de şu gerçeği hatırlatacak:
Siyaset gelip geçer, ekonomi bir gün biter… ama kültür, şehirlerin hafızasında sonsuza kadar yaşar.