Dün ve bugün okullardan gelen şiddet haberlerini izledim. Sadece izlemekle kalmadım… içim sıkıştı, nefesim daraldı. Çünkü artık korkutucu olan olaylar değil. Korkutucu olan, kimsenin kendini suçlu hissetmemesi. Herkes üzgün. Herkes tepkili. Herkes konuşuyor… Ama kimse dönüp aynaya bakmıyor. Biz nasıl bir nesil yetiştiriyoruz farkında mıyız? Sevgi bilmeyen, saygı duymayan, merhameti zayıflık sanan çocuklar…
Ve daha acısı ne biliyor musunuz? Biz bunu başarı zannediyoruz. “Benim çocuğum kimseye eyvallah etmez.” “Benim çocuğum geri adım atmaz.” Diyerek büyütülen çocuklar var. Özür dilemeyi bilmeyen bir nesil yetişiyor. Hata yaptığında susan, kabul etmeyen, yüzleşmeyen… Sonra o çocuklar bir gün bir sınıfta, bir okul koridorunda, bir teneffüs anında… Bir başkasının hayatına dokunuyor. Ama o dokunuş… sevgi değil. Şiddet. Şimdi açık konuşalım. Eğer çocuğunuz yalnızsa… Hiç arkadaşı yoksa… Sürekli öfkeli, sürekli agresifse…
Bu “karakter” değildir. Bu bir işarettir. Ve bu işareti görmezden gelmek, bir çocuğu kaybetmektir. Psikolojik destek almak ayıp değil. Ayıp olan, “bizim ailede öyle şey olmaz” diyerek gerçeğin üstünü örtmek. Biz çocuklarımızı okullara emanet ediyoruz. Öğretmenlere, sınıflara, sıralara…
Peki o sınıfta oturan diğer çocuklar? Onlar neden korkarak büyüsün? Onlar neden başka bir çocuğun kontrolsüz öfkesinin hedefi olsun? Sorumsuzluk sadece bir evin içinde kalmaz. Topluma taşar. Ve bedelini herkes öder. Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve dürüst olun: Kaç anne-baba “benim çocuğumda bir sorun var” diyebiliyor? Hiç. Çünkü biz hatayı kabul etmeyi değil, saklamayı öğrendik. Çocuğumuzu değil, egomuzu koruduk. Ama şunu unutmayın…
Görmezden geldiğiniz her problem, büyür. Sessiz kaldığınız her yanlış, güçlenir. Ve bir gün… o yanlış kapınızı çalmaz. Kapıyı kırarak girer. Ve o gün geldiğinde, “Benim çocuğum yapmaz” cümlesi… hiçbir şeyi kurtarmaz.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Füsun Deniz YILMAZ
Bir Gün Sıra Senin Çocuğuna Geldiğinde…
Dün ve bugün okullardan gelen şiddet haberlerini izledim. Sadece izlemekle kalmadım… içim sıkıştı, nefesim daraldı. Çünkü artık korkutucu olan olaylar değil. Korkutucu olan, kimsenin kendini suçlu hissetmemesi. Herkes üzgün. Herkes tepkili. Herkes konuşuyor… Ama kimse dönüp aynaya bakmıyor. Biz nasıl bir nesil yetiştiriyoruz farkında mıyız? Sevgi bilmeyen, saygı duymayan, merhameti zayıflık sanan çocuklar…
Ve daha acısı ne biliyor musunuz? Biz bunu başarı zannediyoruz. “Benim çocuğum kimseye eyvallah etmez.” “Benim çocuğum geri adım atmaz.” Diyerek büyütülen çocuklar var. Özür dilemeyi bilmeyen bir nesil yetişiyor. Hata yaptığında susan, kabul etmeyen, yüzleşmeyen… Sonra o çocuklar bir gün bir sınıfta, bir okul koridorunda, bir teneffüs anında… Bir başkasının hayatına dokunuyor. Ama o dokunuş… sevgi değil. Şiddet. Şimdi açık konuşalım. Eğer çocuğunuz yalnızsa… Hiç arkadaşı yoksa… Sürekli öfkeli, sürekli agresifse…
Bu “karakter” değildir. Bu bir işarettir. Ve bu işareti görmezden gelmek, bir çocuğu kaybetmektir. Psikolojik destek almak ayıp değil. Ayıp olan, “bizim ailede öyle şey olmaz” diyerek gerçeğin üstünü örtmek. Biz çocuklarımızı okullara emanet ediyoruz. Öğretmenlere, sınıflara, sıralara…
Peki o sınıfta oturan diğer çocuklar? Onlar neden korkarak büyüsün? Onlar neden başka bir çocuğun kontrolsüz öfkesinin hedefi olsun? Sorumsuzluk sadece bir evin içinde kalmaz. Topluma taşar. Ve bedelini herkes öder. Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve dürüst olun: Kaç anne-baba “benim çocuğumda bir sorun var” diyebiliyor? Hiç. Çünkü biz hatayı kabul etmeyi değil, saklamayı öğrendik. Çocuğumuzu değil, egomuzu koruduk. Ama şunu unutmayın…
Görmezden geldiğiniz her problem, büyür. Sessiz kaldığınız her yanlış, güçlenir. Ve bir gün… o yanlış kapınızı çalmaz. Kapıyı kırarak girer. Ve o gün geldiğinde, “Benim çocuğum yapmaz” cümlesi… hiçbir şeyi kurtarmaz.